Cimnastik Spor Dalı Genel Bilgi

cimnastik
Cimnastik Nedir?

Cimnastik vücudu geliştirmek, güçlendirmek, esneklik kazandırmak amacıyla aletli veya aletsiz olarak yapılan egzersizler bütünüdür.

Cimnastiğin kadın ve erkekler için çeşitli branşları bulunmaktadır. Temel spor olarak da uygulanan cimnastik kapalı spor salonlarında yapılabileceği gibi evlerde de rahatlıkla icra edilebilecek bir spor dalıdır.

Dünyada ve Türkiye’de Cimnastiğin Doğuşu ve Gelişimi

Cimnastik dalının geçmişi, Eski Yunan uygarlığına kadar dayanmaktadır. Daha sonraları Roma uygarlığında da benimsenen cimnastik, o dönemlerde yalnızca soyluların icra ettiği bir spor dalı idi. Rönesans ve Reform dönemlerinden sonra okullarda ders olarak okutulmaya başlanan cimnastik, 19. yüzyılın ortalarından sonra giderek popülerleşmeye başlamıştır.

Modern cimnastiğin ülkemizdeki kurucusu Galatasaray Sultanisi’dir. Fransa’dan getirilen öğretmen kadrosu içerisinde yer alan beden eğitimi öğretmeni Monsieur Curel, modern cimnastiği Türkiye’ye getiren kişi olmuştur. Curel, okulda görev aldığı ilk iki yıl içerisinde okul binasının bir salonunu cimnastik salonu haline getirmiş, Fransa’dan beraberinde getirdiği araç ve gereçlerini bu salona yerleştirmiştir. Bazı öğrenciler beden eğitiminin yararlarını, o yıllarda tam kavrayamadıkları için bu hareketlere katılmamışlar ve cimnastik çalışmalarında bulunan arkadaşlarını da şaşkınlıkla izlemişlerdir.

Ülkemizde cimnastik ilk dönemlerinde aletli olarak uygulanmış ve cimnastik ile halter iç içe sürdürülmüştür. Aletsiz cimnastiğin ülkemizdeki ilk uygulayıcısı ise Selim Sırrı Tarcan olmuştur. Selim Sırrı Bey, yıllarca aletli jimnastiğin savunucusu olan ve öğrencilerine bunun yararlarını anlatan Faik Bey ile bu konuda fikir ayrılığına düşmüştür. Selim Sırrı Bey’e göre, cimnastik ve halter bir arada yapılmaması gereken iki branştır. Bu görüşünü 1911 yılından sonra yazdığı makale ve kitaplarında sıkça öne sürmüştür. Bu nedenle klasik cimnastiğe bağlı olan, başta Faik Bey olmak üzere çok sayıda sporcunun eleştirileriyle karşılaşmıştır.

1903 yılında kurulan, temelinde jimnastik hareketlerinin ağırlık kazandığı Beşiktaş Osmanlı Jimnastik Kulübü, bu sporun çok sayıda genç tarafından uygulanmasına ve yayılmasına ortam hazırlamıştır.

Türk jimnastikçilerinin uluslar arası arenaya ilk çıkışı 1906 yılında Atina’da yapılan Ara Olimpiyatlar ile olmuş, Selim Sırrı Beyin sınıf arkadaşı Yorgo Albiranitis iki elle 10 metrelik ipe tırmanma yarışında dünya rekoru kırarak altın madalya kazanmıştır. 1908 yılında Londra’da yapılan Olimpiyat Oyunları’nda cimnastikte Türkiye’yi Aleko Mulos temsil etmiştir. Bu, Türkiye’nin Olimpiyat Oyunları’na ilk resmi katılımıdır.

Ancak arka arkaya gelen Balkan ve Kurtuluş Savaşları nedeniyle ülkemizde gelişmekte olan öteki sporlarda olduğu gibi cimnastikte de bir duraklama görülmüştür. Cumhuriyet’in ilanından sonra okullarda cimnastik derslerine yön verme çalışmaları için Selim Sırrı Bey görevlendirilmiştir.

Türkiye Jimnastik Federasyonu 1957 yılında kurulmuş, 1960 yılında FIG (Uluslar Arası Jimnastik Federasyonu) üyeliğine kabul edilmiştir. 1957 yılından itibaren bölgeler arası yarışmalar organize edilmiş, 1960 yılından itibaren Türk cimnastikçiler uluslararası yarışmalara katılmaya başlamıştır.

Cimnastiğin Dalları

Artistik Cimnastik

Ritmik Cimnastik

Tranbolin Cimnastik

Aerobik Cimnastik

Genel Cimnastik

Step- Aerobik

Pilates

Cimnastik Balesi

Barpiyo

Bosu Ball Workout

Cross Fit

Gymstick

Kangoo Jump

Tae Bo

Trx

Zumba

Mesut Özdemir hakkında
Gazi Üniversitesi / Spor Bilimleri Fakültesi / Rekreasyon Bölümü mezunudur. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Lisanüstü Eğitim Enstitüsü'nde Rekreasyon Yönetimi Anabilim Dalı'nda yüksek lisans programına devam etmektedir. Aynı zamanda Anadolu Üniversitesi-Menkul Kıymetler ve Sermaye Piyasası bölümü öğrencisidir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*