Ekosentrik ve Antroposentrik Yaklaşım

Ekosentik ve Antroposentrik Yaklaşım

Özellikle içerisinde bulunduğumuz yüzyıl içerisinde dünyadaki kaynakların hızla tükenmeye başlamış olması, insanların çevreye daha duyarlı olması konusunda itici bir güç oluşturuyor. Bu kapsamda gerek kamu spotu, gerek gönüllü kuruluşların çevresel duyarlılık etkinlikleri gibi uygulamalarla bu konuya dikkat çekilmeye çalışılıyor. Bu da teoride birçok insanı çevreci olmaya itiyor. Ancak bazı köklü alışkanlıklar pratikte durumun pek de öyle olmadığını gözler önüne seriyor.

Bu durumda önümüze iki yaklaşım çıkıyor; ekosentrik ve antroposentrik yaklaşım. Bu iki yaklaşım insanların çevreye ve çevre sorunlarına yönelik bakışını ve çevreye nasıl davrandığını gösteriyor.

Antroposentrik yaklaşım; merkezine insanı alır ve çevre sorunlarına çözüm getirirken insan faktörünü ön planda tutar. Bu yaklaşıma göre doğadaki her şey insanların onlardan istifade etmesi için vardır. Bu nedenle bu yaklaşımı benimseyen kişi herhangi bir yerde insan sağlığı için ağaç kesilmesini uygun bulmazken, başka bir yerde insana faydası olduğunu düşünerek (örneğin bina yapmak için) ormanların tahrip edilmesine göz yumabilir. Veya insan sağlığına faydası olduğu için doğa yürüşü yaparken  plansız ve rastgele davranabilir. Çünkü odak noktasında ”insan” vardır.

Ekosentrik yaklaşım ise; ekosistemi bir bütün olarak görür. Merkezine yalnızca insanı değil tüm ekosistemi alır. Bu nedenle çevreye yönelik aldığı kararlarda yalnızca insana olan faydasını değil, tüm ekosistemi düşünür ve canlı-cansız bütün varlıkları korumayı hedefler. Bu yaklaşıma göre doğadaki her bir varlık, korunması gerektiği için korunur. Bu yaklaşımı benimseyen kişi bir doğa yürüyüşünde minimum derecede doğal alanı kullanmak için çaba sarfeder ve doğada hiçbir şekilde zararlı atık bırakmaz. Çünkü odak noktasına tüm ekosistemi almıştır ve topyekün tüm ekosistemin faydasını düşünür.

Doğadaki kaynakların sürdürülebilirliğini sağlamak ve daha kaliteli bir dünyada yaşamak istiyorsak ekosentrik yaklaşımı yaşam biçimi haline getirmeliyiz. Yalnızca sözde değil, özde çevreci olmak bunu gerektirir. Antroposentrik yaklaşımla doğadaki diğer canlıların yaşam haklarını ihlal etmek İslam dini başta olmak üzere diğer ilahi dinler için de uygun değildir. Bu bencilliği ekofaşizanlık olarak tanımlayabiliriz. Kendi milletini diğer milletlerden üstün görmek ve diğer milletlerin kendi milletine hizmet etmek için yaratıldığını iddia etmek (faşizm) ne kadar yanlışsa; doğadaki binlerce tür içinde tek bir türün (insanın) odak haline getirilip diğer türlerin o türe hizmet için yaratıldığını ve feda edilebileceğini düşünmek o kadar yanlıştır.

Benzer Gönderiler

Mesut Özdemir hakkında

Gazi Üniversitesi Rekreasyon Bölümü 4. sınıf, Anadolu Üniversitesi Menkul Kıymetler ve Sermaye Piyasası Bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Rekreasyon, spor, çevre, turizm, kültür, sanat dallarında yazılar yazarak, güncel bilgileri siz değerli takipçilerimize aktarmaya çalışıyorum.

2 Trackbacks / Pingbacks

  1. Ekorekreasyon, Ekorekreasyonist - Rekreasyon (rekreasyon.org)
  2. Çevre Sorunları ve İnsan - Rekreasyon (rekreasyon.org)

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*