Hareketsizliğin Zararları

Hareketsizliğin Zararları

İnsan, fıtratı gereği sürekli hareket etme ihtiyacındadır. Hareketsizlik ya da az hareketlilik organizmada çeşitli bozukluklara ve hastalıklara yol açar.

18. – 19. yüzyıllara kadar insanlar her türlü ihtiyacını beden gücü ile hallediyor ve dolayısıyla hareketli bir yaşam sürüyorlardı. Ancak 18 ve 19. yüzyılda sanayi devriminin ortaya çıkışı ve akabinde yaşanan hızlı teknolojik gelişmeler, beden gücünün yerini makinelerin almasına yol açtı. İnsan gücüne olan ihtiyacın azalması, nispeten daha hareketsiz ve tabiri caizse uyuşuk toplumların oluşmasına neden oldu. 1-2 asır öncesine kadar dünyadaki enerji ihtiyacının %90’ı insan tarafından, beden gücü kullanılarak karşılanırken; günümüzde bu oran %1’lere kadar düşmüştür. Teknolojik gelişmelerin hayatımıza getirdiği kolaylıklar yadsınamaz bir gerçek, ancak insanları hareketsizliğe sevk ettiği de yabana atılamayacak bir durumdur. Zira dünya genelinde insanların büyük çoğunluğu beden gücü kullanmadan oturarak ya da çok az beden gücü kullanarak çalışmakta; çalışma dışı zamanlarının büyük kısmını da televizyon, bilgisayar vb. başında geçirmektedir.

Bu örnekler çoğaltılabilir. Tüm bunların sonucu olarak hareket azlığına bağlı sorunlar baş göstermiş ve insan sağlığını, yaşam süresini tehdit eden hastalıklar ortaya çıkmaya başlamış, organizmanın pek çok fonksiyonunda gerilemeler yaşanmıştır. Yapılan araştırmalar sonucunda günümüzde endüstrileşmiş toplumlarda kalp-damar hastalıklarının %45 oranlarında ölüm nedeni olduğu saptanmıştır. Bu oranın giderek artış gösterdiği de bilinmektedir.

Hareketsizliğin nedeni olarak ortaya çıkan bazı sorunlar aşağıdaki gibidir;

♥ Şişmanlık
♥ Kas kütlesinde azalış
♥ Postür bozukluğu
♥ Kemik erimesi
♥ Bel ve sırt ağrıları
♥ Damar yağlanması ve tıkanıklığı
♥ Kalp kasının zayıflaması
♥ Akciğer kapasitesinin azalması
♥ Çabuk yorulma
♥ Sindirim sistemi bozukluğu
♥ Stres
♥ Ruhsal bozukluk

Tüm bu olumsuz etkilerden korunmak için hareketli bir yaşam sürme zorunluluğu vardır. Spor; insanların sağlığını geliştirme ve çeşitli hastalıklara karşı direnç oluşturma özelliğine sahiptir. Bu nedenle sporun geniş kitlelere yaygınlaştırılması ve teşviki hayati önem taşımaktadır. Sporun toplumda yaygınlaşması sağlık sorunlarını azaltacağından, sağlık harcamalarının da azalmasını sağlayacaktır. Aynı zamanda sosyal olarak da daha gelişmiş, stres seviyesi düşük bir toplum ortaya çıkacaktır.

Yararlanılan Kaynak:

– Zorba, E. (2014). Yaşam Boyu Spor, Atalay Matbaacılık, Ankara.

Benzer Gönderiler

Mesut Özdemir hakkında
Gazi Üniversitesi Rekreasyon Bölümü 4. sınıf, Anadolu Üniversitesi Menkul Kıymetler ve Sermaye Piyasası Bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Rekreasyon, spor, sağlık, çevre, turizm, kültür, sanat dallarında yazılar yazarak, güncel bilgileri siz değerli takipçilerimize aktarmaya çalışıyorum.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*