Oyun

Oyun

Rekreasyonun bir parçası olan oyunun herkesçe kabul edilen sabit bir tanımı yoktur. Çünkü oyun, farklı bilimsel alanların bakış açılarıyla değişik şekillerde ele alınmış ve tanımlanmıştır.

(İlgili Gönderi; Rekreasyon Nedir?)

Genel olarak oyun; belli bir zaman ve mekan dahilinde, belirli kurallar çerçevesinde uygulanan ve kişide haz uyandıran gönüllü faaliyetler bütünüdür.

Oyunun felsefik temelleri antik dönemlere kadar uzanmaktadır. Antik Yunan’da Aristo ve Plato, oyunun çocukların gelişimi üzerindeki etkilerini eserlerinde sık sık vurgulamıştır. Nitekim Antik Yunan’da oyun eğitimin zorunlu unsuru haline getirilmiştir. Roma döneminde hedonizme aşırı düşkünlük, oyunun içerdiği disiplini ve doğasını bozmuştur. Orta Çağ Avrupa’sında ise oyun Katolik Kilisesi tarafından ‘sosyal bir tehdit’ olarak görülmüş ve engellenmeye çalışılmıştır. Sonuç olarak oyunun felsefesinde bozulmalar yaşanmıştır. 19. ve 20. yüzyıllarda gerçekleşen radikal siyasi ve ekonomik değişimlerle birlikte sosyolojinin gelişimiyle oyuna yönelik araştırma ve çalışmalar artış göstermiş, oyuna verilen önem artmıştır. Bu alanda çalışmaları olan filozof ve eğitimcilerden Fröbel’e (1782-1852) göre; ”çocukluk çağında insanın en saf ürünü oyundur. Oyun, çocuğun kişisel güdüleri ile yeteneklerinin uyumlu bir şekilde gelişmesini sağlar. Oyunun anlamının korunması için çocuk oyuncakla oynatılmalıdır; böylece çocuğun duyguları, el becerileri, düşüncesi ve analitik kavrayışı gelişir.” Rousseau (1712-1778) ise oyun hakkında; ”Çocuklarınız gün boyu oynuyor diye hiç korkmayın; çünkü oyun onları hayata hazırlar.” demiştir.

Oyunun özellikle gelişim çağındaki çocuklarda olmak üzere birçok yararı bulunmaktadır. Bunları kısaca aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

Bilişsel, duyuşsal ve psikomotor gelişimi sağlar.
Çocuk oyun esnasında sevinç, nefret, mutluluk, üzüntü gibi duygularını deneyimler. Böylece yaşadığı dünyanın farkına varır ve uyum sağlar.
Çocuk oyun sırasında kurallara uymayı, disiplini, paylaşmayı, hoşgörüyü, özveriyi ve demokratikleşmeyi öğrenir.
Veli ve öğretmenlerin çocuğun iç dünyasında yaşadıklarını oyun aracılığıyla gözlemlemesini sağlar.
Toplumun değer yargılarını, geleneklerini, göreneklerini yansıtan oyun çocuğun kültürünü öğrenmesini ve sürdürmesini sağlar.
Çocuk doğru, yanlış, iyi, kötü vb. ahlaki kavramları ve alışkanlıkları oyun sırasında deneyimler ve öğrenir.

Fiziksel yönden gelişim sağlar.
 Dil ve iletişim becerileri kazandırır.
Sosyalleşmeyi sağlar.
Yaratıcılık becerilerinin gelişimini sağlar.
Empati kurma yeteneğini artırır.
Çocuğun çeşitli araç ve gereçleri tanımasını sağlar.
Stres atmaya yardımcı olur.

Oyun ”genç” olan bütün canlılar tarafından sergilenir. Yani buna hayvanlar da dahildir. Ancak oyunun sadece çocuklara ya da gençlere has olduğunu düşünmek yanlıştır. Zira olgun ve yetişkin canlılar da ‘genç’ canlılar kadar olmasa da oyunla iç içedir. Dolayısıyla oyun, insan ve hayvanda yaşamın vazgeçilmez bir parçasıdır. Oyun ile ilgili yapılan çalışmalar neticesinde bazı bilim adamları, oyunun insanda ve hayvanda fazla enerjinin boşaltılmasını sağlamak amacına yönelik ortaya çıktığını savunur. Bir başka görüşe göre ise, canlılar doğuştan gelen içgüdüleri nedeniyle oyun oynar.

Yararlanılan Kaynaklar:

– Karaküçük, S. (2016). Rekreasyon Bilimi, Gazi Kitabevi, Ankara.
– https://www.tavsiyeediyorum.com/uzmanyazisi_997.htm , Erişim Tarihi: 08.04.2017

Benzer Gönderiler

Mesut Özdemir hakkında

Gazi Üniversitesi Rekreasyon Bölümü 4. sınıf, Anadolu Üniversitesi Menkul Kıymetler ve Sermaye Piyasası Bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Rekreasyon, spor, çevre, turizm, kültür, sanat dallarında yazılar yazarak, güncel bilgileri siz değerli takipçilerimize aktarmaya çalışıyorum.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*