Türkiye’de Müzecilik

Türkiyede Müzecilik

Müzeler, kültürün  taşıyıcısı olan tarihsel değere haiz zenginliklerdir. Geçmiş medeniyetlere ait izlerin gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlayarak hem tarihsel süreç içerisindeki gelişim ve değişimler hakkında bireyleri bilinçlendirirken, hem de eski dönemlere ait kültürel değerlerin günümüze kadar ulaşmasına katkıda bulunmaktadır. Müzeler, tarihin eski dönemlerinde yaşamış toplumları bilim ve sanat açısından inceleyerek, hem günümüzü hem de geleceği aydınlatmak amacını taşıyan  kurumlardır. Bu kapsamda çeşitli müze tipleri vardır;

Arkeoloji müzeleri
Etnografya müzeleri
Açık hava müzeleri
Bilim müzeleri
Askeri müzeler
Tarih müzeleri
Güzel sanatlar müzeleri
Özel müzeler

Anadolu coğrafyası tarihte birçok medeniyete ev sahipliği yapmış çok zengin bir coğrafyadır. Ancak ne yazık ki 19. yüzyıla kadar müzecilik kültürünün bu coğrafyada gelişmemiş olmasından ötürü birçok tarihi eser Anadolu’dan yurtdışına kaçırılmıştır.

Türkiye’de müzeciliğin gelişiminin batılılaşma devri ile başladığı söylenebilir. Bu dönemde müzecilik konusunda bazı hukuki düzenlemeler yapılmış, Avrupa’daki müzeler örnek alınarak kültürel ve sanatsal değer taşıyan eserler toplanıp sergilenmeye başlamıştır. Avrupa’daki müzelerin toplumun kültürünü ve gücünü simgelediğinin farkına varılmasıyla birlikte müzecilik kültürü oluşturma çabaları hız kazanmıştır. Bu kapsamda bugünkü anlamıyla olmasa da ilk müze 1869 yılında tarihi silahların sergilendiği Aya İrini Kilisesi olmuştur. Akabinde müze müdürlüğü oluşturulmuş ve teşkilat yapısı tesis edilmiştir. 13 Şubat 1869 yılında yürürlüğe giren yasa ile yurt içindeki kazılar Maarif Vekaleti’ne (Eğitim Bakanlığı) bırakılmış ve eski eserlerin yurtdışına çıkarılmasını engelleyen Asar-ı Atika (Eski Eser) Nizamnamesi oluşturulmuştur. Ancak 1874 yılında çeşitli nedenlerle bu yasa kaldırılmış ve ne yazık ki birçok tarihi eser geri dönüşü olmamak üzere kaybedilmiştir. Bu hatadan tanınmış bir ressam olan Osman Hamdi Bey’in katkıları ile 1884 yılında Asar-ı Atika Nizamnamesi revize edilerek dönülmüştür. Osman Hamdi Bey Osmanlı coğrafyasında ilk bilimsel kazılara öncülük etmiş ve müzecilik kültürünün gelişiminde büyük etkisi olmuştur. İstanbul Arkeoloji Müzesi de onun katkıları ile kurulmuştur.

Cumhuriyet’in ilanı ile müzeciliğe verilen önem daha da artmış, yurt genelinde yeni müzeler kurulmuştur. Birçok ören  yeri, açık hava müzesi haline getirilmiştir. Günümüzde bu çalışmalar daha bilinçli bir şekilde sürdürülmektedir. Nitekim Türkiye’deki müzeleri her yıl on binlerce yabancı turist ziyaret etmektedir. Günümüzde Avrupa ve Dünya’da yılın müzesi ödülü kazanmış çok sayıda devlet müzelerimiz ve özel müzelerimiz bulunmaktadır.

Yararlanılan Kaynaklar:

– http://blog.milliyet.com.tr/turkiye-de-muzecilik-ve-ilk-muzeciler/Blog/?BlogNo=269298 , Erişim Tarihi: 22.01.2017
– http://www.izafet.net/threads/muze-nedir-muze-turleri-nelerdir.223116/ , Erişim Tarihi: 22.01.2017
– http://www.kulturportali.gov.tr/medya/dokuman/dokumandetay/5711 , Erişim Tarihi: 22.01.2017

Benzer Gönderiler

Mesut Özdemir hakkında

Gazi Üniversitesi Rekreasyon Bölümü 4. sınıf, Anadolu Üniversitesi Menkul Kıymetler ve Sermaye Piyasası Bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Rekreasyon, spor, çevre, turizm, kültür, sanat dallarında yazılar yazarak, güncel bilgileri siz değerli takipçilerimize aktarmaya çalışıyorum.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*